Erkek Anneler
Jones, "Denizatlarını ve akrabalarını kullanarak, çağdaş evrim biyolojisinin en heyecan verici alanlarından birini, karmaşık özelliklerin kökenini aydınlatmak istiyoruz" diyor. "Erkek denizatların-da ve borubalıklarında dişilerin çiftleşme sırasında yumurtalarını bıraktıkları yavru keseleri, türün biyolojisi üzerinde çok büyük etki yapmış görünüyor. Çünkü, erkeklerin hamile kalma yeteneği, çiftleşme dinamiklerini tümüyle değiştirmiş durumda.Denizatları çiftleştiklerinde dişi, yumurta kanalını erkeğin gövdesinde gelişen bir dış yapı olan yavru kesesine sokar ve döllenmemiş yumurtaları keseye bırakır. Daha sonra erkek, yumurtaları döllemek için spermini keseye boşaltır. Jones, "Yavru kesesi yalnızca, dişilerin balık yumurtalarını bıraktıkları ve deniz dibinde gelişecekleri yerde orada geliştikleri bir deri torba olsa, iş o kadar ilginç olmazdı" diyor. "Ama denizatlarının ve borubalıklarının bazı türlerinde erkek hamileliği, fizyolojik olarak bu basit modelden çok farklı."Ailenin sonuncu üyesi denizejderi, aynı zamanda en tuhaf görünümlüsü. Denizejderinin burnu, denizatınınkine göre daha uzun.
Gözünün üzerinde boynuzumsu bir çıkıntı oluyor. Bunlar, üzerlerine yapıştırılmış yapraklara benzeyen süslü uzantılara sahipler. Derinlerde yaşayan türlerin renkleri daha koyu (kahverengi, şarap rengi), sığ sularda yaşayan türlerin renkleriyse sarı-yeşil oluyor. Bu uzantılar kamuflaj işlevi görerek balığın geri plandaki bitkilere karışmasını ya da kendisinin bir deniz bitkisi gibi görünmesini sağlıyor. Denizatı gibi yumurtaları dolduracağı bir keseye sahip olmayan denizejderi, onları kuyruğu boyunca uzanan süngerimsi bir şerit üzerinde büyütüyor. Onun da vücudu denizatı gibi kemiğimsi plakalarla kaplı ve vücudunun yan taraflarında uzun ve sivri dikenleri oluyor.Boyları yaklaşık 35 cm'ye erişen denizejderleri akvaryum yaşamına ve yapay ışığa kolaylıkla alışıp 10 yıl kadar yaşayabiliyorlar. Ama anayurtları olan Güney ve Batı Avustralya kıyılarındaki doğal ömürleri bilinmiyor.Ailenin öteki üyeleri gibi denizejderi de çok yavaş bir yüzücüdür ve hayatta kalabilmek için çevredeki bitkilerin görünümüne karışmak ya da bitki taklidi yapmak zorundadır. Bu arada denizejderlerinin toparlak bir savunma biçimi alarak avcı balıklara dikenlerini gösterdikleri de görülmüştür.Yumuşakçalar ve karideslerle beslenen denizejderleri genellikle derin sularda çiftleşir, ama bazıları sığ körfezlerde toplanarak oralarda ürerler. Birkaç ay içinde yetişkinlerin yarı boyuna erişen yavrular bir yıl içinde çiftleşmeye hazır hale gelirler, ancak tam yetişkin boyutlarına iki yılda erişirler.Araştırmacılara göre, erkek hamileliğinin çiftleşmedeki cinsiyet rolleri bakımından ilginç sonuçları var. Türlerin çok büyük çoğunluğunda erkekler dişiler için rekabet içinde olduklarından, genellikle erkeklerde dişiye hoş görünmeyi sağlayacak cins özellikleri evrimleşir (erkek tavuskuşların-da kuyruk, erkek geyiklerde boynuz gibi). Ama borubalıklarının bazı türlerinde bu rollerin, özellikleriyle birlikte değiştiğini görüyoruz. Çünkü hamilelik erkeklere özgü ve yumurtaların içinde gelişeceği kese alanı sınırlı. Dolayısıyla dişiler erkeklerle çiftleşebilmek için rekabete girişiyorlar ve ikincil cinsiyet özellikleri (örneğin canlı renklerde süsler) borubalıklarında erkekler yerine dişilerde evrimleşiyor.
Jones ve ekip arkadaşları, "erkeklerin hangi dişilerden hamile kaldıklarını" belirlemek için işaretleyici moleküller kullanmışlar. Görülmüş ki, körfez borubalıkları klasik "çok erkeklilik" (poli-andri) sistemine göre çiftleşiyor. Erkekler, her hamilelik başına tek bir dişiden yumurta alıyor; ama dişiler çok sayıda erkekle çiftleşebiliyorlar. Çekici dişiler daha fazla çiftleşebildiğinden bu sistem cinsel seçilimde çok keskin bir rekabet yaratıyor ve bu nedenle de dişi borubalıklarında gösterişli ikincil cinsiyet özellikleri (süsler) evrimleşiyor.Denizatlarıysa, bir çiftleşme mevsiminde tek eşliliği tercih ediyorlar ve her bir denizatı, yalnızca bir tek denizatıyla çiftleşiyor. Bu sistemde eğer dişilerle erkeklerin sayısı aşağı yukarı eşitse, herkes için yeterince eş bulunduğundan dişiler arasında fazla rekabet olmuyor. Dolayısıyla denizatları, borubalıklarında olduğu gibi güçlü ikincil cinsiyet özellikleri geliştirmemişler.Jones've arkadaşları, bir yandan bu davranış tersinmesindeki evrimsel adımları ve bunda hormonların oynadığı rolü araştırırken, bir yandan da yumurta bakım kesesiyle erkek hamileliği için gereken genlerin evrim süreci içinde nasıl ortaya çıktığını bulmaya çalışıyorlar.Araştırmacıların üzerine odaklandıkları bir konu da, nasıl olup da sıradan bir balığın, denizatı (ve akrabalarının) son derece özgün vücut biçimini kazandıkları. Jones'a göre bu değişim birçok evrimsel adımı izlemiş. Birinci adım, balığın boyunun uzaması. Bir sonrakiyse, denizatlarının sahip olduğu öteki özgün özellikleri, örneğin balığın bükülmüş görünümünü kazanmaları. Bu özelliklerden en dikkat çekicileri olanlarından biri, balığın kafasının, başka balıklarda görülmeyen bir biçimde vücuduna 90 derece dik olması. Denizatlarının bir başka ilginç özelliği de kuyruklarının herhangi bir şeye tutunabilme yeteneği.




